Seramik Blog

SERAMİK HAKKINDA YAZILAR

Türkiye'de Seramik

Tarih yolculuğunun her adımında seramik, yeni buluş ve arayışlarla karşımıza çıkmıştır.

Neolitik çağdan Roma ve Bizans'a, Selçuklu ve Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan tarih yolculuğunun her adımında seramik, yeni buluş ve arayışlarla karşımıza çıkmıştır.

Hacılar ve Alacahöyük'te bulunan M.Ö 6000 yılına ait seramiklerin, bu alandaki en özgün ve sanatsal yapılar olduğu düşünülürse seramiğin anavatanının Anadolu toprakları olduğu sonucuna varılabilir.

Başlangıçta yiyecek ve içecekleri taşımak ve depolamak amacıyla kap kacak olarak kullanılan seramik daha sonra yazı tabletleri, kandil ve mimari objelere dönüşmüş, sırlama tekniğinin öğrenilmesi ile de içine konan sıvının sızmasını engellediğinden, günlük hayatta daha çok kullanım alanı bulmuştur. Ayrıca sır son derece estetik ve renkli görünüme kavuşmasını sağlamıştır.

Seramik ürünlerin ağır ve kırılgan olması ve fırınların da taşınmasının zor olduğu düşünülürse, seramiğin göçebe toplumlarda neden daha az geliştiği sorusuna cevap bulunabilir. Türklerin İslamiyet'i kabul ederek yerleşik hayata geçmesi ile seramik sanatı önemli bir gelişme göstermiştir. Teknik çeşitliliğe ulaşması ise Selçuklular döneminde olmuştur. Selçuklu sultanları iktidarlarını pekiştirmek için önemli mimari yapılarda seramiği kullanmışlar, cami mihraplarını, kubbe ve minarelerini, türbe, medrese ve sarayları seramik ve çinilerle donatmışlardır.